CB Eğitim Kurul Toplantısındaydık

16 Ocak 2018 tarihinde

Cumhurbaşkanlığı Eğitim Öğretim Politikalar Kurulu Başkanlığınca

Özel Eğitim ile alakalı olarak Disleksili Çocuklarımızın eğitim hayatındaki sorunlar ve çözüm önerilerimiz konusunda istişare amacıyla davet edildik.

CB kurula davet yaz¦-s¦--1

Özel eğitim ve sorunları, çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantıda bu alanda hizmet alan ve hizmet veren paydaşlar ve akademisyenler katılım sağladı. Sn. Prof. Dr. Yavuz ATAR ve eğitim politikaları kurul üyesi Sn. Kemal ŞAMLIOĞLU başkanlığında yapılan toplantıda;

Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği ve Türkiye Disleksili Çocuklar Vakfı Başkanı olan kurumumuzu temsilen Başkanımız Atıf Tokar,

Otizm Vakfı,

6 nokta körler Derneği,

FTR derneği,

Odyologlar derneği,

DKT derneği,

Spastik Çocuklar Derneği,

Biyonik kulaklıklı çocuklar derneği,

Down sendromlu çocuklar derneği,

Türk PDR Derneği,

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu,

Ziçev,

Zihinsel Engelliler Federasyonu,

Özel Eğitim Kurumları derneği,

Özel Eğitimciler derneği,

Özel eğitim ve rehabilitasyon dernekleri

katılım sağladılar.

Toplantıda Disleksi nedir, Disleksili çocukların genel özellikleri ve sorunlarımız ile çözüm önerilerimizi anlattık. Yaptığımız sunumda tanı alma sürecinden Ram’lara, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden okullara kadar yaşadığımız sorunları tek tek konu başlıkları ile anlatıp çözüm önerilerimizi arz ettik. Rehabilitasyon merkezlerinin kapatılmasına dönük son dönemde aldığımız duyumlardan yaşadığımız rahatsızlığı dile getirirken aynı travmayı 2007-2009 döneminde yaşadığımızı örneklendirerek anlattık. Rehabilitasyon merkezlerinde kamera uygulamasının doğru bir karar olduğunu, bunun alanda bir güven tazeleme olduğunu belirttik. Rehabilitasyon merkezlerine verilen 68 liralık seans ücreti ile bu kurumların bu hizmeti nasıl karşıladıklarını aslında düşünmemiz gerektiğini, bu ücretle bu merkezleri ayakta tutan kurumların aslında bir kahraman olduğunu, hırsızlık suçlaması ile yaftalanan bu kurumların bu duruma aslında bu ücret politikasının ittiğini işin içinde olduğumuz için iyi bildiğimizi belirttik. Bankalarda da hırsızlık yapıldığını ama devletin bankayı kapatmadığını örnek olarak belirttik. Seans ücretini 250 liraya çıkarılırsa sınıflarda doktora öğrencilerinin derse girebileceğini, dolayısıyla kurumların önce değersizleştirilip sonra hırsızlıkla yaftalanmasının yanlış olduğunu anlattık. Bu açıklamayı “disleksili çocuklar eğitimini destek eğitiminden alır, okullara sosyalleşmek için gider” sözümüz gereği RM’lerin ıslah edilmesini ama disleksili çocukların bu merkezlerden hizmet alımlarının durdurulmaması için anlattık ve çözüm önerisi olarak RM’lerin Akredite edilerek düzeleceğini bildirdik. Ram personelinin uzmanlık esasına göre seçilmesini ve buraya atanan uzmanların süreç içerisinde başka görevler yüklenmemesini, aile iletişimi açısından hizmetiçi eğitim verilmesini test bataryalarının zenginleştirilmesini önerdik. Toplantı boyunca tüm engellilik alanlarında konuşan herkesin Okul Öncesinde tanılanması önerileri için ise dünyanın yapamadığını yapan Türk Bilim İnsanlarına sahip çıkılarak EROT test bataryasını geliştiren hocalarımızın taltif ettirilmesini ve EROT, Çalışma Belleği ve Hızlı isimlendirme test bataryalarının acilen RAM Envanterine alınması gerektiğini, bu sayede okul öncesi dönemdeki çocukların bu test ile taranmasını önerdik. EROT, Çalışma Belleği ve Hızlı İsimlendirme test bataryalarının okul öncesi çocukların neredeyse Anayasal hakları olduğunu belirttik. Disleksili çocukların RM’lerde ve okul destek odalarında ilkokul 3.cü sınıfa kadar hiç vakit kaybetmeden Dil Konuşma Uzmanı ile buluşturulmasını, bunun hayati derecede önemli olduğunu belirttik. YÖK mevzuatlarında değişiklik talep ettiğimizi, öğretmen yetiştirme programlarında ÖÖGnin zorunlu ders olmasını istedik. Acilen, hiç vakit kaybetmeden bir MİLLİ TANI BATARYASI geliştirmemiz gerektiğini, bunun için hem dernek hemde Vakıf olarak hazır olduğumuzu belirttik, Öğretmen eğitimlerine hızla başlanmasını, okullarda Destek Eğitim için ÖĞRETMENLERİN GÖNÜLLÜLÜK ESASININ ACİLEN DEĞİŞTİRİLEREK ZORUNLU HALE GETİRİLMESİNİ belirttik. Ramlarda kesilen grup eğitiminin anayasaya aykırı olduğunu bu uygulamaya son verilmesi gerektiğini söyledik,Son dönemde özel eğitimci yetiştiren programlardan mezun olanların teorik yetiştirildiğini, verim düşüklüğü yaşandığını bu anlamda özel eğitim derslerinin gözden geçirilmesini istedik, hepsinden öte 21.ci yüzyılda tüm dünya Disleksi ile çalışırken, ilim-bilim, üniversiteler, devletler disleksi ile çalışırken Milli Eğitim Bakanlığının 2018 temmuz ayında KOCA BİR ALANI YOK SAYARAK DİSLEKSİLİ ÇOCUKLARI ÖZEL EĞİTİM YÖNETMELİĞİNDE YOK SAYDIĞINI VE TANIMLARDAN ÇIKARDIĞINI, bunu kime nasıl anlatacağımızı arz ettik. Tanıya ihtiyaç olmadığı halde hastanelerde tanıya zorlanmamız ve verilen %20 engelli raporunu çocuklarımızın hayatını etkilediğini işe alımda istihdam dışı kalmamızı isim ism örnekledndirdik ve bu durumun Dünya Sağlık Örgütünün açıklamasına ters bir uygulama olduğu için Avrupa Konseyinde ülkemizi ağır eleştirilere tabi tuttuğunu, bu durumu AB Disleksi Konseyi ülke temsilcisi olarak anlatamadığımızı beyan ettik. Yaklaşık 25-30 konu başlığı halinde yaptığımız sunumumuzu şimdi bir rapor halinde Kurul Başkanlığına arz edeceğiz. Çok değerli kurul üyesi olan Kemal Şamlıoğlu bey’in Genel Müdürlüğü döneminde nefes aldığımızı ve hizmete ulaştığımızı ama o ayrılır ayrılmaz önce yönetmelikten şimdi de RM’lerde hizmet almaktan mahrum bırakılmakla karşı karşıya olduğumuzu, bu felakete acilen el konulmasını talep ettik. Şimdi kurul başkanlığına rapor hazırlamak üzere ev ödevimizi yazıyoruz.

Özet halinde sunduğumuz Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikalar Kurulu toplantısı yukarıda belirttiğimiz minvalde gerçekleşmiştir.

İlgilenen paydaşlarımıza ve ailelerimize duyurulur.

1zzzz

1zz

1zzzzz

1zzzzzzzzz

1zzzzzzzz

1zzzzzzzzzz

1zzzz

www.disleksidernegi.com